Sizin böyle bir dostunuz oldu mu?

Lüzumsuz yere konuşmazdı.
Konuştuğunda da gereği kadar konuşurdu.
Susması konuşmasından uzun sürerdi.

Dünya isleri için hırslanmazdı.

Kötü söz söylemezdi.

Bağışlaması da tabii idi.
İntikam almazdı.
Düşmanlarını bağışlamakla yetinmez, onlara kıymet verirdi.

Hiç kimseyle iddialaşmazdı.

Boş işlere zaman harcamazdı.

Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı.
Hiç kimseyi ne yüzüne karsı, ne de arkasınca kınamazdı.
Hiç kimsenin sözünü taşımazdı.
Hiç kimse hakkında hayırlı olmayan söz söylemezdi.
Daima temkinli idi.

Kapısına yardım için gelenleri eli boş çevirmezdi.

Dostlarına şöyle derdi:
- Dünyada ya garib, ya da yolcu gibi ol.
Yoksullarla aynı yerde yer, onlardan seçilmezdi.
Sade elbiseler giyer, gösterişten hoşlanmazdı.

Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmezdi.
En son konuşanı en başta konuşan gibi dikkatle dinlerdi.

Daima düşünceli idi, ancak yüzünden tebessüm de eksik olmazdı.

Bulunduğu mecliste özel bir yere oturmazdı.

Sabahları evinden çıkarken şöyle dua ederdi:
- Allah’ım, doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan, aldanmaktan ve aldatılmaktan, haksızlık etmekten ve haksızlığa maruz kalmaktan, hürmetsizlik etmekten ve hürmetsizlik görmekten sana sığınırım.
Sıradan değildi?

Ama sıradan insanlar gibi yasardı?

Salât ve selam O’na(s), al’ine ve ashabına olsun.
ALINTIDIR

Komik :)

karikatur.jpg

Peki cennet nasıl bir biyerdir?
Dünyaya bakıp cenneti ya da cehennemi hayal etmek!

Ömür ağacım

Ömür ağacımın dallarından nasıl da düşüverdi o canım günlerim.
Düştü, düştü elim uzanmaz uzaklara…

Birileri konuyu mu değiştiriyor?

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ermeni asıllı Türk vatandaşı Hrant Dink’in öldürülmesinin ardından tartışmalar hala devam ediyor. Gündemi çok fazla meşgul eden bu tür olaylardan sonra aklıma hep şu soru geliyor.
- Birileri konuyu mu değiştirdi?
Çünkü bizler bu konu üzerinde tartışırken bazı şeyler gözümüzden kaçıyor, daha doğrusu kaçırıyorlar.
Bu durum için kullanılan o güzel kelime “Suni Gündem”. Suni, yani ısmarlama. Bunun için yapılması gerekenlerden bir kaçı.
Heyacanlı ve cahil bir genç bul ve önemli bir kişiyi öldürt. Bir anda gündem tamamen değişsin.
Sonra sen işlerini kimseye çaktırmadan yürüt.

Etiketler: ,

Dün çekip gitti!

Evet, dün de çekip gitti. Kim bilir bu kaçıncı dün. Bizler güzel yarın’ları beklerken bugün’ler o kadar sabırsız ki. Her gün dün olabilmek için adeta yarışıyor.
Herşey, herkes düne özenmiş gideceğini günü bekliyor.
- Kimi sabırsız, acele ediyor.
- Kimi sanki vuslatını bekliyor.
- Kimi de her daim isteksiz. Üzüldüm kaçmaya çalışanların halini gördükçe.
Ben hiç bir yere gitmiyorum demeyin. Bizden öncekiler gitti ve bizi bekliyorlar. Sizin de bekleyeceğiniz gün gelmeden önce…
Düşünün, ama herşeyi bir kez daha düşünün!

Bir iyilik yap ve vur beni!

Bugün sanki başka biri gibiydin, eskiden olduğun gibi değildin.
- Anne, eğer hâlâ hiç değişmemişsem bir iyilik yap ve vur beni!
allthekings.jpg

Yukarıdaki konuşmalar All the Kings Men filminden alındı. Seyretmenizi tavsiye ederim güzel bir film.
Bir insan için şu zamanda değişim kaçınılmaz. Ama asıl konu öğrendiklerimizle amel etmek. Yoksa tüm bildiklerimiz anlamsızlaşıyor.

Büyük kayıplarda büyük yerlere sığınmak!

Ahmet Altan ile yapılan bir röportajdan alıntı;

Bayramlarda mezarlık ziyareti yapar mısınız?
Bayramlarda değil; ama annemin mezarını ziyarete giderim. Annemin ölümü benim Allah fikrimi çok etkilemiştir. Bir çocuğun, annesinin öldüğünü kabul etmesi neredeyse imkansızdır. Onun bir şekilde beni gördüğüne inanmaktan hoşlanıyorum. Bu da ancak Allah’la mümkün. Onun bana baktığını düşünmek beni daha iyi bir adam yapıyor. Büyük kayıplarda büyük yerlere sığınmak zorundasın. Bir Allah fikrine ihtiyaç var. Yoksa tamamen kayboluyorlar. okumaya devam et…

Röportajı okuduğunuzda yazarın yaşadığı çelişkileri fark edeceksiniz. Sanki itiraf edemediği birşeyler var. Bunca yıldan sonra kendine yakıştıramıyor gibi.

Ahmet Altan’ın “Bir Allah fikrine ihtiyaç var” sözünü açıklayacak şu yazıyı da okumanızı tavsiye ederim.

Etiketler: , ,

Daim Şükür

Cuma namazı bittiğinde yerinden kalkmaya çalışan 70 yaşlarında bir amca gördüm. Hareketleri oldukça yavaştı, kalkmasına yardım edebilmek için elinden tuttum. Yavaşça kalktı, bana bakıp (aklımdan geçenleri okumuş gibi);
- Şükür, şükür dedi…

Dünyada herşeyin bir hikmeti var, yaşlılığın bile.

Etiketler: , ,

Hayır bir alışkanlıktır.

Allah Rasulü Hazret-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki :

“Hayır, bir alışkanlıktır”

Hayır yapmak için güzel bir zaman olan Kurban Bayramı’na çok az bir süre kaldı. Ama hayrı bir alışkanlık haline getirmeyen biz insanlar için o vakit geldiğinde vermek çok zor oluyor. Çünkü çoğunlukla hayır yapmaktansa o parayı harcayacağımız başka bir yer mutlaka buluyoruz.

Bisiklet ve hayaller

Geçenlerde yine kendimi bir şeylerin fiyatını araştırırken buldum. Araştırdım, araştırdım ve bir süre daha beklemeye karar verdim. Çok pahalı be…
Güzel şeyler neden bu kadar pahalı olur ki?

Hatırlıyorum, bir bisiklet için ne kadar çok beklediğimi. Beklemek ama beklerken arkadaşlarınızın bisikletlerini de görmezden geleceksiniz. Çünkü arkadaşınızdan ödünç istersiniz de onun da vermeyeceği tutarsa, Maazallah! Artık babanıza mı kızarsınız yoksa hükümete mi çatarsınız, orasını bilemem. Neyse efendim, babam günlerden bir gün (habersiz!) bisikleti almış. Okuldan dönüp de bisikleti gördüğümüzde nasıl mutlu olduk(kardeşlerle), anlatamam. Diyeceksiniz sanki Ferrari aldı. Öyle demeyin, o yaşta Ferrari’niz o oluyor(hem de 5 vites).

İşte mutluluk. Evet, artık huzurluyum derken, o da ne? Yine mi? Tam da huzura ermişken almayı istediğim yeni bir şey karşımda arz-ı endam ediyor.

Nedir bu?
- Bilgisayar
Ne?
- Bilgisayar
Hııı… Yani?

İyi mi? Bu seferde bilgisayar almak için beklemeye başladık. Neyi bekliyorsunuz diyeceksiniz? Tabi ki, uygun mali gücün oluşacağı günü(yani parayı). Hamdolsun aldık bilgisayarımızı. Ama onu da taşımak zor geldi. Çünkü üniversite Adapazarı’nda biz Safranbolu’da oturuyoruz. Acaba dizüstü fiyatları nedir? Bir araştıralım dedik. Araştır babam araştır(aslında araştıran benim). Araştırıyorum, araştırıyorum, alabileceğim makine işe yaramıyor, istediğimiz ise çok pahalı(tabi bunda vergilerin payı büyük). Bizde olmadı, Amerika’dan getirttik. Zor oldu ama hala da o bilgisayarı kullanıyoruz. İşte böyle…

Çok uzattınız diyebilirsiniz ama hayatımız bu kadar kısa işte.

İşin en ilginç tarafı ne biliyor musunuz? Şu an alabilecek mali gücüm var(hamdolsun) ama bir bisiklet almayı düşünmüyorum. Çünkü çabuk eskiyor hayaller, ona sahip olduktan sonra yerini mutlaka bir yenisi alıyor.

Şu anda bile almayı düşündüğüm, ulaşabilmek için hesaplar yaptığım daha birçok şey var. Her zaman da olacak gibi. Ama geriye dönüp baktığımda, eğer sabredersem (uzun sürebiliyor) istediğim şeyleri hep alabilmişim(hamdolsun). Sonra yine sabır diyorum şu doymak bilmez nefsime.

Aslında sözün özü; “Fani tüm bunlar diyebilmeli insan kendine.” Geçici olduğunu görebilmeli.
Ben şu ana kadar yapamasam da Allah yardımcınız olsun…